'Kuzeyin oğlu' Volkan Konak'tan çarpıcı açıklama: Genlerimde Atatürk var

'Kuzey'in oğlu' Volkan Konak, müzik kariyeri, yeni albümü ve Türkiye'nin gündemine dair soruları yanıtladı.

28 Kasım 2017 Salı, 10:32


'Kuzey'in oğlu' olarak bilinen şarkıcı Volkan Konak, 25 yıllık müzik kariyeri, yeni çıkaracağı albümü, kızının eğitimi ve ülkenin gündemine dair açıklamalarda bulundu. "Türkiye'nin son 25 yılını özetlersek, bazı değerlerin kaybolduğunu düşünüyorum" diyen Konak, ülkenin bilim ve sanattan hızla uzaklaştığını vurguladı. Konak, vatanseverlik üzerine başta kendisinin adının yazılması gerektiğini savunarak "Genimde vatan, bayrak ve Atatürk cumhuriyeti vardır. Bunları sahnede de yaşatıyorum insanlarıma. Her konserimde memleket sevdamızı, bize yönümüzü gösteren ve bağımsızlığımızın sembolü olan bayrağımızı ve var olmamızı sağlayan Ulu Önder'imiz Atatürk'ü mutlaka hatırlatıyorum" dedi.

Sözcü'den Yüksel Şengül'e konuşan Volkan Konak'ın açıklamaları şöyle:

– Önce albüm diyelim…

Bu albüm, konuklarımızın teveccüh gösterdiği, anketle sorduğumuz, rafine, zaman ve mekan süzgecinden geçmiş, bizim eserlerimiz. Söz veya müzik olarak tamamen bana ait eserler. 25 yıllık bir birikimin, çalışmanın ürünü. O yüzden kıymetli ve arşivlik değeri var. 25 yıl emek vermenin karşılığını görüyorum insanlardaki o sevgide. Dolu dizgin bahtiyarım.

'Sevgisizlik yaşıyoruz'

Çeyrek asırlık müzik hayatını seçilmiş şarkılarla bir albümde toplayan Volkan Konak, 25 yıllık sanat hayatını bize nasıl özetleyebilir?


Çok çalıştım. Hiçbir zaman yalpalamadan, zikzak yapmadan, basın desteği veya belli kurumların desteği olmadan, sadece üretkenlikle ve halka dokunarak bir yere gelmenin hazzını yaşıyorum. Kale gibiyim. Çünkü gücümü sevenlerimden, halktan alıyorum. Bana inandılar, beni sevdiler. Yanlış yapmak gibi bir lüksüm yok. Büyük dağın poyrazı, fırtınası bitmiyor. Herhangi bir hata yaptığınız zaman travmatik sonuçları olabiliyor. Kısacası 25 yılı, çok çalışmak ve bunun karşılığında sevgi görmek, ama bir o kadar da yorgunluk diye özetleyebilirim.



Geninizde vatan, bayrak ve Atatürk cumhuriyeti olduğunu söylüyorsunuz…

Vatanseverlik, memleket sevdası, cesaret denildiği zaman en başa benim adımı yazmalısınız. Kimse kusura bakmasın. Herkes vatanını sever ama bizim aşkımız yaman mı yamandır. Genimde vatan, bayrak ve Atatürk cumhuriyeti vardır. Bunları sahnede de yaşatıyorum insanlarıma. Her konserimde memleket sevdamızı, bize yönümüzü gösteren ve bağımsızlığımızın sembolü olan bayrağımızı ve var olmamızı sağlayan Ulu Önder'imiz Atatürk'ü mutlaka hatırlatıyorum.

Türkiye'nin son 25 yılını nasıl özetlersiniz?

Türkiye'nin son 25 yılını özetlersek, bazı değerlerin kaybolduğunu düşünüyorum.  İnsanların birbirine düşman olduğunu, sevgisizlikle beslendiğini, sanattan ve bilimden uzaklaşıp  bazı dogmalarla, hurafelerle veya birtakım kişisel tatminlerle yönetildiğini görüyorum. Travmalar, kaybetmeler ve hayal kırıklıkları yaşanıyor. Mesela öğretmenlere eski değer verilmiyor, bu benim çok canımı sıkıyor. Bilim ve sanat, rehberimiz olmalı ama ne yazık ki ondan uzaklaşıyoruz ve müthiş bir sevgisizlik yaşıyoruz.

‘5 milyon takipçim var'

Çözüm?..

Bilim, sanat ve kadın, rehberimiz olmalıdır. Bu rehberleri olmayan toplum, 30 değil 300 sene de geçse kaybetmeye, kandırılmaya ve sonunda yok olmaya mahkumdur. Kısaca, bilimden, teknolojiden, sanattan, kadına ve öğretmene kıymetten şaşmayacaksın.

Dönelim müziğe… Albümünüzün repertuvarını anketle belirlediniz…

Facebook hesabım çok güçlü. Yaklaşık 5 milyon takipçim var. Bu önemli bir rakam. Bir de, insanlarımızla birlikte karar vermeyi seviyorum. Çünkü bir sevgi yumağı, sevgi seli gibi 25 yıldır birbirimize dokunarak bu yerlere geldim. Birçoğunun üzerimde kokusu, rengi var. Birçoğuyla tokalaşabilecek, hatta yolda görüp yanaklarından öpebilecek kadar tanışığız. Hiç kopmadık. Onlardan fikir alarak yola çıkmak istedim.

‘Hiç ara vermedim'

25 yıl sonra gelen bir albüm…

‘Suların Horon Yeri' benim 1987'de çıkan ilk albümümdü. Ama profesyonel müzik yaşantısına girmemiz 1991-92'de oldu. Yani normalde bakarsanız otuz yıl, profesyonel olarak değerlendirirsek 25 yıldır müzik dünyasındayım.

Kaç albüm, kaç klip ve kaç konser oldu?

Toplam 12 albümüm var. Konser sayısını veremem, konserler binlerce, sahne sayısı on binlerce olmuştur. Çünkü ben hiç ara vermeden 15 yıl boyunca hafta sonlarında bar müzisyenliği yaptım. Onun üzerine konserleri de eklersek binlere, on binlere ulaşırım.



‘En iyi okul Mars'ta deselerdi kızımı Mars'a gönderirdim'

Kızınız Amerika'da eğitim görüyor. Bir dönem ‘Volkan Konak ABD'ye yerleşecek' diyenler oldu.

Dünya bizim için bir armağandır. Ben ülke bazında bakmıyorum. Mars'a da, Ay'a da gitsem Volkan Konak ne kaybeder Volkan'lığından! Kızımın orada okumasına çok inanıyorum. Çünkü ben İstanbul'da -ünlü bir insan olduğumdan dolayı da- kızımın çok başarılı olamayacağını gördüm. Bazı suistimaller olabilir bir de buradaki eğitim sisteminin çok iyi olmadığını düşünüyorum. ‘En iyi okul Mars'ta' deselerdi kızımı Mars'a gönderirdim. Bu ülkede sanatçı olmak zor, sanatçı çocuğu olmak daha da zor zanaattır. Çocuklarımın buralarda kaybolup gitmesine veya babasının çantacısı olmasına izin veremem.

İstanbul'da da kaliteli okullar var…

Gözbebeğimiz ODTÜ ve Boğaziçi Üniversitesi, eskiden dünyada ilk 500 arasındaydı ama şimdi ancak ilk 1000 okulun içindeler. Şu an kızımın okuduğu okul, ilk 100'ün arasında. Dolayısıyla, imkanım varsa sonuna kadar çocuklarımın eğitimi için kullanırım. Amerika'ya yerleşme konusuna gelirsek. Ben yerli bir herifim. Yaşadığım müddetçe bu memleketten ve DNA'dan kopamam. Hamsiköy'ün sütlacı, Tonya'nın tereyağı, Vakfıkebir'in ekmeği kadar yerliyim. Benimle ilgili ‘Amerika'ya yerleşecek' diyenler işgüzarlık yapmışlardır.Bırakın bu ülkeden gitmemi, benim gölgem bile yeter onlara.



Her konserde en az 2 kilo zayıflıyorum

En canlı ve en hareketli konser veren sanatçılar arasındasınız. Bir konserinizde harcadığınız kalori miktarı nedir?


Sahne performansım üst düzey bir konsantrasyonla ortaya çıktığı için çok yüksek ve yorucudur. On binlerce kişiyi (Mesela İzmir konserimde 200 bine yakın insan vardı) saatlerce sıkılmadan, yorgunluğunu hissettirtmeden omuzlarında taşımak hiç de kolay değildir. Sahne ışıklarını ve sahne sıcaklığını eklersek, her konserimde 2 kilo zayıfladığımı söyleyebilirim.

Karadeniz Bölgesi'nde kanser araştırma hastanesi kurulması için çabalarınız oldu. Son gelişmeler ne durumda?

Kanser araştırmaları için hem tez yazdım, hem de birçok konser yapıp para topladım ve LÖSEV'e bağışladım. Branşlaşma konusunda üniversite bir çalışma yapıyordu. Sadece kanser tanısı ve araştırması yapılacaktı. Son gelişmeleri bilmiyorum ama çok emeğim geçti. Umarım amacına ulaşmıştır.

Uçağı ben kullanırsam sorun yok!

Konserlerinize karavanla gidiyorsunuz. Uçak korkunuzun bir hikayesi var mı?

Her ne olursa olsun her aracı benim kullanmam lazım. Bu durum hayatımda da var. Kontrol bende olmalı. Başkasının sürdüğü arabaya binemiyorum. Uçak korkuma gelince. Eğer uçağı ben uçurursam hiç çekinmem. Çünkü onun çok güvenli bir araç olduğunu biliyorum. Başkasının kullandığı uçakta gitmeyi sevmiyorum. Bu fobimi Kıbrıs'ta çok konser verdiğimiz için oraya gide gele yendim. Fakat, Türkiye'de her yere karavanla seyahat ediyorum. Karavancılığı sevmemin sebebi özgürlük, bağımsızlık ve büyük bir konfor sunmasıdır. Otelden hava alanına git gel, o trafik beni yoruyor ama karavanda giyeceğin kıyafetten, yiyeceğin yemeğe, hatta duşuna kadar her şey olduğu için de kompakt bir kulis oluyor ve sahne performansıma inanılmaz katkı yapıyor.