Başarılı reklamcıdan günümüz insanının sahteliğine kafa tutan öyküler: Yakıngörmez!

Yazarın reklamcılık kariyerinden gelen ince bir mizah duygusu ve zengin gözlemleriyle, Yakıngörmez bir solukta okunan yedi öyküden oluşuyor.

13 Nisan 2017 Perşembe, 16:43


Serpil Şahin’in öyküleri cesur ve eğlenceli kurgusunun yanı sıra şiirsel ve saf üslubuyla, günümüz kent insanının sevmek ve sevilmek özleminin merkezine iniyor. Yazarın reklamcılık kariyerinden gelen ince bir mizah duygusu ve zengin gözlemleriyle, Yakıngörmez bir solukta okunan yedi öyküden oluşuyor.

Kitapta yer alan öyküler, bir varoluş biçimi olarak intihar, aşkın cinsiyet tanımaması, erkeklere kalbini fazlasıyla açan bir kız kedisinin verdiği komik akıllar, çok bilmiş plaza güzeli arkadaşların yarattığı “evlenme baskısı”, anne babaların kariyer kıskacı gibi, günümüze dair temaları işliyor. Günümüz Türkiyesinin baskıcı, ikiyüzlü ve bencil toplumuna kafa tutmaya çalışan samimi ve saf bir tavır, kitabı okura adeta sırdaş yapıyor.

Serpil Şahin’in öykülerindeki karakterler, 21.yüzyılın yakıngörmezleridir; evlenebilmek için “muska” değil ama “totem” yaptıran iş kadınları, ergen enerjisine kurban olan gençler, çok bilmiş kediler, çocuk gibi sevmeye çalışanlar, cibilliyetsiz herifler ve tütün kolonyası kokan şefkatli babalar… Sevgi-sevgisizlik, neşe-hüzün arasında savrulup dururken, çoğu zaman gerçeklerle yüzleşemez veya değişmeyi göze alamazlar. “Neden ellerimle sadece kötü hisleri inşa ediyorum? Oysa ben sevmek ve sevdiğimden çok sevilmek istiyorum. Tıpkı küçüklüğümdeki gibi, berrak bir şekilde…” diye isyan ederken, burunlarının ucundaki sevgiyi görmezler.

Yakıngörmez (hipermetrop): Kelime köken anlamı aşırı görme olan bir göz kusurudur.




Kitaptan Alıntılar:

“Herkese havada karada akıl dağıtırken, kendisine geldiğinde neden bu kadar Hint Fakiri
olabilirdi?
Bencillik düzeyinde kendisini severken, mazoşist seviyesinde nasıl kendisinden nefret
edebilirdi?
Nedenler ve nasıllar arasında mala bağladığım on dakikanın sonunda yine bir değişiklik
yapmayarak ağlamaya başladım. Kırık ayna parçaları, vücuduma göre büyük olan
kafamdan birkaç tane daha varmış gibi görmeme neden oluyordu ve ağlarken
masumiyetin değil, Pati’nin dediği gibi çirkinliğin elli tonunu yansıtıyordu suratım.”
“Kendi irademle gelmediğim bu dünyadan kendi irademle defolup gitmek için giriştiğim
beşinci intihar teşebbüsü de bana “Al babayı!” dedi. Yirmi iki yıldır ölmeyi bile
başaramayan ben, pek tabii ki kırk yıl boyunca yaşamayı da başaramadım. Cibilliyetsiz
herifin tekiyim!
On sekiz yaşımdaydım, babamı kaybettim. Bir babaya her zaman ihtiyaç var mıydı, yoksa
karışan ergen kafam, dağılan dünyam, kabaran hormonlarım yüzünden dara düştüğümde
mi istiyordum var olmasını... Hâlâ bilmiyorum bunun cevabını.
On sekiz yaşımdaydım, televizyonda tutsak bir balinanın havuzun duvarına kafasını vura
vura kendini öldürmeye çalışmasını izlemiştim.”
“Aklım erdiğinden beri hep bunu istedim ve anlamlı bir hayatın sadece sevgiyle var
olacağına inandım. Hâlâ da inanıyorum. Girdisi doğum, çıktısı ölüm olan bu hayatın
kendisi sevgi... Anı değerli kılan, güzel anılarla bezenmiş bir sevgi... Güzel anıları
resmetmeyi de bu nedenle çok seviyorum.”
“Ağzımdan çıkanla kalbimde yaşayan neden bu kadar farklı? Hangisini gerçekten istiyorum?
Korkuyorum diye mi vazgeçiyorum, yoksa vazgeçtiğim için mi korkuyorum? Neden sevmeye önce kusurlarımdan başlamıyorum ve neden birileri onları sevmiyor diye kendimden kolayca vazgeçiyorum?
Biri beni, olduğum ben için sevmedi diye neden acısını geleceğimden çıkarıyorum?
Geleceğimde sadece korku, şüphe ve acı mı olsun istiyorum?”

SERPİL ŞAHİN

26 Ocak 1984 tarihinde İstanbul Çatalca’da dünyaya gelen Serpil Şahin, 17 yaşına kadar bu kasabada yaşadı, eğitim gördü. Ardından üniversite için doğup büyüdüğü Çatalca’dan ayrıldı. Dört yıl süren üniversite eğitimi esnasında medya sektörünün içinde yer aldı. Yerel ve bölgesel radyo-televizyon kanallarında spikerlik yaptı. Mezun olduktan sonra reklam sektöründe çalışmaya başladı. 2005 yılında kalembitijeyn isimli bloğunu açtı. Bu blogta romantik ve komedi tarzında aşk ve ilişki hikayeleri yazdı. Buradan derlenmiş hikayeler, onun ilk kitabı olan Aşk Yemeği Acılı Sever’i ortaya çıkardı. 2012’nin sonlarında çıkan kitapla birlikte blog yazmaktan vazgeçen Şahin, pek çok online platforma içerik sağlamaya ve reklam sektörünün farklı kategorilerinde (dergi, online ve konvansiyonel) çalışmaya devam ediyor. Uplifers.com isimli sitede belirli aralıklarla kişisel gelişim, film müzikleri ve animeler hakkında makaleler yazıyor.

Daha Önce Yayınlanmış Kitapları:

2012 Aşk Yemeği Acılı Sever