Ağlama Anne ve Bir Litre Gözyaşı: Yeni diziler seyirciyi mutsuz edecek!

Sinema-TV eleştirmenimiz Murat Tolga Şen, yeni başlayan Ağlama Anne ve Bir Litre Gözyaşı dizilerinin ilk bölümlerini yorumluyor ve soruyor; seyirciyi ağlatmak marifet mi?

08 Ekim 2018 Pazartesi, 17:08


¨Yeşilçam bitti¨ derler, ben de ¨siz öyle sanıyorsunuz, önce video piyasasına oradan da özel TV’lere geçti, Yeşilçam’ı bitirmek mümkün değil ancak format değişir¨ derim.

Dün gece başlayan iki diziden daha anlıyoruz ki Yeşilçam melodramlarının sonu hiç gelmeyecek hatta bu yıl yapımcılar ve kanallar seyirciyi kahretmeye her zamankinden daha meraklı! Kanal D ve ATV’de başlayan yeni dizilerin adı bile bu hevesi belli ediyor; Ağlama Anne ve Bir Litre Gözyaşı... Acı, aldatma, keder, kahroluş... Türk TV izleyicisinin şansına yine bunlar düştü. Star TV’de yayınlanan ve  Japonyadaki "Mother" dizisinin Türkiye uyarlaması olan Anne dizisi tutunca yapımcılar, bala üşüşen arılar gibi bu temaya saldırdılar. Kızım dizisinden sonra Bir Umut Yeter ve şimdi de bunlar...

Ağlama Anne neyse de Bir Litre Gözyaşı nasıl bir isim öyle Allah aşkına! Sırada ne var, İki Ekmek Bir Şişe Süt mü? Sezonun en ağlak dizisi bu olacak diye olmayacak bir isimlendirme yapmışlar. Diziye bu ismi bulanlar kendisiyle gurur duymuyordur umarım.

Neyse ki seyirci artık bu ağlak dizilere eskisi kadar yüz vermiyor. Bir Umut Yeter’in başına gelen dün gece de tekrarlandı ve Kanal D'de ilk bölümüyle ekrana gelen "Bir Litre Gözyaşı" dizisi Total'de 10. AB de ise 7. sırada yer aldı. ATV'de ilk bölümü yayınlanan "Ağlama Anne" dizisi Total'de 7. AB'de ise 11. sırada yer aldı. Bence bunlar iddialı oyunculara rağmen kötü sonuçlar ama seyirci ne yapsın, iki dizide de daha önce görmediği, izlemekten bıkmadığı hiçbir şey yok! Aldatma, çekişme, çaresiz hastalıklar, çocuk ajitasyonu, ev içinde Sinderellacılık vs. Hem, dizilerin ilk 10 sırayı silme işgal ettiği zamanlarda da değiliz artık.

Açıkçası Bir Litre Gözyaşı, Ağlama Anne’ye göre biraz daha özenli bir prodüksiyon. 15 yaşındaki Aya Kito'nun ölüme giden yolda hatıralarını kaleme aldığı günlüğünden esinlenerek çekilen 'Ichi Ritoru No Namida' isimli Japon dizisinden uyarlama... ALS hastalığıyla ilgili bir farkındalık yaratır diye umutlandım ama senaristlerin derdi başkaymış, ilk bölüm tam bir istismar bataklığıydı. Oyunculuklar da çok mesafeliydi, karakterine girebilen birini göremedim, hepsi cepten oynamış. Sanem Çelik’in kızının hastalığını öğrendiği ve şok geçirdiği sekanstaki performansı karikatüre kaçmıştı. Yine de ömrü, Ağlama Anne’den daha uzun olur diye düşünüyorum ama iki dizinin de sezon sonunu görmeyeceğine eminim.

Ağlama Anne ise Birce Akalay’a rağmen tutması mümkün olmayan bir iş... Dizide yeni hiçbir numara yok, seyirci artık buna tav olmuyor. Ölü doğmuş bir proje olduğunu söyleyebilirim. Daha ilk bölümden bu kadar karakter göstermek de ancak kafa karışıklığı yaratıyor ve uzun dizi süreleri yüzünden aksayan ritmi hepten bozuyor.

Dizilerin can çekiştiği bir sezondayız, gece birincisi bütün işler önceki sezonlardan gelen, seyircisi sabit yapımlar. Yeni diziler eskisi gibi parlamıyor çünkü seyirci artık doydu. Yeni bir şeyler yapmak, başka numaralar denemek lazım. Yoksa hepsinin ömrü yine 3-5 bölüm olacak!

[email protected]